dugun

Düğünlerde Neden Çaldığı Anlaşılamayan 11 Klasik Düğün Müziği

Hepimiz düğünlere gitmişizdir. Gelinle damadın beklendiği o heyecanlı anlardan itibaren gecenin sonuna kadar devam eden bir müzik resitali yaşarız. Bazen öyle anlar yaşanır ki romantizmin doruklarında dolanır, hemen sonrasında kendimizi sahnede buluruz. Genelde bizi sahneye çıkarmayı başaran şarkılar da klasik düğün müziği olarak bilinenlerdir. Konsepte uygun ya da değil farketmez her zaman topluluğu ele geçirirler. Peki gerçekte düğünlere ne kadar uygundurlar? Gelin beraber bakalım…

Klasik düğün müziği denilince akla hep bilindik, aşina olunan; genellikle eğlenceli kimi zaman ise çok duygusal şarkılar gelir. Düğünlerde çalınca kimse onlara kayıtsız kalamaz. Klasik düğün dans müzikleri romantikse çiftler dans eder, hareketliyse karşılıklı oynanır. Genellikle en sade ve klasik konseptten uzak düğünlerde bile peşimizi bırakmaz bu müzikler. Klasik müzikle düğün mekanına girilir, biraz zaman geçince halay çekilir. Ritimlerine diyecek yok; peki ya sözleri? Çiftlerin aşklarını daim kıldığı bu özel günlere uygun mudur? Yorumu sizlere bırakıyoruz.

  1. Dane Dane Benleri Var

İmzalar atıldı ve çiftler birbirleriyle geçirecekleri bir ömür için evet dediler. Alkış kıyamet, devamında romantik ilk dans, üzerlerine çevrilen bakışlar ve evliliklerinin ilk dakikaları. Sonrası, elbette biraz eğlence zamanı! Bu konuda hem fikiriz ama neden “Dane Dane Benleri Var” şarkısı? Şarkının güzelliğine diyecek tek kelimemiz yok ama doğrusunu isterseniz konukları eğlendirmesi dışında düğünlerle de ilgisini göremedik.

  • Ankara’nın Bağları

Yurdumuzun her köşesi cennet, bu kısmını kabul ediyoruz. Ancak düğün hangi ilde olursa olsun, hangi köyde çiftler birbirine kavuşursa kavuşsun hep bu şarkı. Yıllar önce başladı Ankara’nın Bağları furyası ve etkisi hiç azalmadan devam ediyor. Yine konukları içine çekiyor, düğün atmosferini baştan sona değiştiriyor. Konukların en sevdiği kısım ise genellikle hep aynı: “Ankara’nın Bağları da büklüm büklüm yolları, ne zaman sarhoş oldun da kaldıramıyon kolları” diye devam eden klasik düğün dans müziği efsanesi şöhretini koruyor.

  • Misket

Klasik düğün müziği listesi içindeki efsanelerden bir tanesi. Ankara yöresine ait nadide eserlerden biri olan bu şarkıyı duymak için çok çaba harcamanıza gerek yok. Düğün salonlarının olduğu yerlerde kısa bir gezinti yaparsanız bu şarkıyı duymamanızın imkanı yok diyebiliriz. “Daracık daracık sokaklar, kızlar misket yuvarlar. Pul pul dökülsün onu öpen dudaklar” dizeleriyle devam eden şarkıda damat beye karşı bir garez mi söz konusu bilinmez ama bu şarkının düğün konseptlerinde her daim yeri olacağı kesin gibi gözüküyor.

  • Kesik Çayır Biçilir mi?

“Ağam desinler desinler şeker yesinler, şu kız şu oğlana vurgun desinler” bu sözleri bilmeyen var mıdır? Gittiği herhangi bir düğünde bu şarkıyı dinlemeyen? Bu şarkı çalınca piste fırlayıp oynamayan? Muhtemelen yoktur. Bu şarkı düğün müzikleri listelerine default olarak geliyor. Hem eğlenceyi doruklara ulaştırıyor, hem erkek ve kız tarafını kaynaştırıyor. Bir şarkıya bu kadar fazla sorumluluk yüklenmesini anlamasak da şarkının güzelliğine diyeceğimiz yok.

  • Hayatı Tespih Yapmışım Sallıyormuşum

Piyasaya 2013 yılında çıktı ve tozu dumana kattı. Tek cümleyle olanlar buydu. Televizyon programlarında, radyo kanallarında ve elbette halkın gözünde değerini gösteren en önemli yerde; düğün salonlarında. Yine Ankara yöresine ait bir eser ve yine düğün salonlarına verilmiş bir armağan. Sözlerine bakıldığında şarkıda genel bir mutsuzluk, hüzün, beddua ve ayrılık havası olsa da düğün salonlarının pistlerinde en çok ter dökülen şarkılardan biri olduğu konusunu artık tartışmaya kapatıyoruz. Türkiye’nin 81 ili yetmezmiş gibi Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın da gözdesi olan bu şarkıyı asıl sahibinden dinlemenin de zevki bir başka oluyor.

  • Kolbastı

Klasik düğün şarkıları hep Ankara’dan çıkar sanmayın, sıradaki şarkımız Karadeniz yöresine ait bir klasik. Kolbastı modası geçmiş yıllara göre azalsa da düğünlerde çalmaya başladığı zaman ilk günkü gibi coşkuyla karşılanıyor. Kendine has dans tarzını yansıtmaya çalışanlar, müziğe oryantal dansla eşlik edenler ve elbette pistlerin vazgeçilmezi alkışlayanlar. Dans pistindeki karmaşayı, karmaşa içindeki ahengi görmeyi istiyorsanız bu şarkıyı bekleyin. Gelinle damat başrolde olsa da bu şarkıda bu kural çiğneniyor, pistteki en hareketli kişi bir şarkılık da olsa tüm alkışları kendine saklıyor.

  • Fidayda

“Fidayda da Ankaralım Fidayda, beş yüz altın yedim bir ayda. Gitti de gelmedi ne fayda, başımı da yedi bu sevda.” Bilmeyen var mı? Elbette yok. Çünkü yine bir Ankara klasiği ile karşı karşıyayız. Sözlerinde kavuşamayan aşıkların hikayesinin anlatılmasının bir önemi var mı? Yok. Olsa da düğün atmosferi içinde sözleri dinleyen var mı? Yine yok. O zaman önemli olan ne? Elbette Fidayda da Ankaralım kısmı. Ankara’da doğan Türkiye’ye mal olan bu eser, klasik düğün şarkıları arasına girmeyi sonuna kadar hak ediyor ve biz de Sezar’ın hakkını Sezar’a veriyoruz; Fidayda’yı listemize dahil etmenin gururunu yaşıyoruz.

  • Hap Koydum

Bu şarkının popülerliğine diyeceğimiz yok; neden düğün şarkısı olduğunu ise açıklamak oldukça kolay; “kaynana” konseptine özel bu şarkımız ile anlayamadığımız tek konu ise kayınvalidelerin kuyruklu yılana benzetilmesinin neden bu kadar neşe ile karşılandığı. Gelin kaynana çekişmesinin pabucunu dama atan ve damat kaynana çekişmesini başlatan bu roman havasının eğlenceli olmasını inkar edecek değiliz. Bu şarkı ne zaman çalmaya başlasa düğün salonlarında üzgün kimseyi görmenin imkanı yok. Sandalyeler boş, eller havada, çocuklar ortada. Bir düğünden daha ne isteriz ki? Tüm sıcaklığımızla gelin ve damatla kenetlenir; düğünle ilgili unutulmayacak anılar biriktiririz.

  • Abe Kaynana.

Bu şarkıda oynanmazsa, hangi şarkıda oynanabilir ki! Bu kadar coşkulu bir müzik çalmaya başladığı anda herkes ayağa kalkar. Düğünler de ise etkisi çok daha fazla oluyor. Düğünün en eğlenceli anları bu şarkıyla yaşanıyor. Her ne kadar klasik düğün ilk dans müzikleri içerisinde yer almasa da; gelin, damat ve elbette kaynana karşılıklı oynuyor ve düğünün tüm stresi tüm yorgunluklar bir anda siliniyor. Bu şarkıyla ilgili tek itirazımız şu, şarkıdaki kaynana sevenleri ayırıyor ve mutlu son gelmiyor. Halbuki düğünler de öyle mi? Sevenler kavuşuyor, herkes mutlu. Öyle bir müziği var ki, şarkının sözlerini anlamsızlaştırıyor.

  • Türkan

Demet Akalın’ın sansasyon şarkılarından biri olan Türkan; çıktığı ilk günden beri düğünlerde en çok çalınan şarkılar arasında yerini almıştır. Ritminin oryantal dansa çok müsait olması, şarkının genel konseptinin çok eğlenceli olması ve herkesin diline dolanması sonucu düğünlerde de hak ettiği mevkiye yükselmiştir. Bu şarkı, gelinin adı Türkan ise gayet uygun olabilir hatta bu şarkı çalarken “Türkan” gelin ortada süzülürse çok eğlenceli görüntüler ortaya çıkabilir. Gelinin adı Türkan değilse, bu şarkı neden çalınır, Türkan kimdir? gibi sorular da kafamıza takılmıyor değil. Ancak yine devreye konukların mutluluğu giriyor ve düğün müzikleri listesine bu şarkı ekleniyor.

  • 10. Yıl Marşı

Bu marşın tarihimizdeki yerini, milletimizi bütünleştirici özelliğini inkar edemeyiz. İstiklal Marşı’ndan sonra en yaygın olan, milli bayramlarda meydanlarda yüksek sesle söylenen bu marşa saygımız ve sevgimiz sonsuz. Ama neden düğünlerde kapanış müziği olarak çalındığına dair inanın en ufak bir fikrimiz yok.

Etiketler:
0 shares

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir