Özel ve Farklı 5 Balayı Rotası

En az düğün hazırlıkları kadar, balayı hazırlıkları da hevesle yapılır. Dünya ne kadar küçük olsa da, görülecek, yapılacak, tadılacak ve tecrübe edilecek şeyler oldukça fazla. Balayınızı oldukça özel geçirmeniz için, size özel 5 balayı rotası hazırladık. Rotalarımızda hem eğlenceye, hem lezzete hem romantizme hem de sanata yer vermek ilk hedefimiz oldu.

BArcelona

 

1- Güney Amerika’nın Baharatları – Buenos Aires & Rio De Jenario & Cusco & Macu Picchu

Balayına Buenos Aires ile başlayın. Tangonun doğduğu ülke Arjantin’de romantizmin alevlerine şahit olmak için tango şovlarına gidebilirsiniz. Buenos Aires’te tadacağınız harika etler ve leziz şaraplarla unutulmaz günler geçirip, eğlenmek için çılgın gece hayatına sahip, dinlenmek için de gizemli manzaralı Rio’ya geçin. Renklerin içinde özgürce kaybolabilirsiniz. Rio plajlarında eğlence hiç durmadan devam eder. Kapılıp gidebilirsiniz umarsız Rioluların peşinden. Daha sonra oksijene kavuşmak ve keşfetmek için Cusco’ya gidin. Yani Machu Picchu’ya… And Dağlarının tepesindeki mimari harikası İnkaların el emeği. Machu Picchu 200’den fazla merdiven sistemiyle birbirine bağlı olan taş yapıdan oluşuyor. Bu büyüleyici görüntüde kendinizi yitirebilirsiniz.

Colourful houses in Buenos Aires La Boca

2- Büyülü Ada- Londra & Dublin & Glasgow

Deniz fenerleri, kayalıklar, uçurumlar, yemyeşil ovalar ve harika bir yaşam. Birleşmiş Krallık’ta, yani o adada bulunan her ülke ve şehir kendine özel bir asalete sahip. Özel balayı rotalarına girme sebepleri de sahip oldukları görüntülerin hiçbir yerde rastlanmayacak derecede romantizme sahip olması. Londra’dan turunuza başlayın. Üç gün rahatlıkla konaklayabilirsiniz. London Eye tepesinde dünyanın en harika başkentinin görüntüsünde kaybolabilirsiniz. Sanata dair devasa müzelerini keşfetmeye doyamayacaksınız. Harika gece hayatı, birbirinden lezzetli kokteyller ve dünyanın en başarılı müzikleriyle dolu. Ardından Dublin’e doğru yola çıkın. Aynı sokakta altı farklı renkte ağaç ve yapraklar görebileceğiniz Dublin, sıcakkanlı insanları ve sunduğu muhteşem manzaralarla asla unutamayacağınız bir balayı tatili sunacaktır. Her şeyin en doğal halinin sofranıza geleceği Dublin’de, edebiyat ve sanatın her yerde yansımasını bulabilirsiniz. Ardından İskoçya’ya geçebilirsiniz. Londra ve Paris’ten sonra dünyanın en kalabalık şehirlerinden biri Glasgow. Victoria döneminde Britanya’nın en önemli ikinci şehri olarak bilinirdi. Sahip olduğu doğa ve Loch Ness sayesinde büyüleneceksiniz.

dublin

3- Adriyatik Masalları – Dubrovnik & Kotor & Bled Gölü

Bu balayı rotasında karnınız öyle güzel doyacak ki yüzünüzden gülümseme hiç gitmeyecek. Dubrovnik’e ayak basar basmaz balık yemek isteyeceksiniz. Bir yandan da gördüklerinize inanamayacaksınız. Tam bir Orta Çağ kenti olan Dubrovnik surlarla çevrili bir şehir. Binaların dizilişi, çatıların muhteşemliği ve denizin uçsuz bucaksız uzanışı karşısında etkilenmemek mümkün değil. Yapabileceğiniz en güzel şeyler, deniz ürünleri yemek, bira içmek ve manzaranın keyfini çıkarmak. Gece olunca hareketlenen sokaklarına kendinizi kaptırın. Sonra rotanızı Karadağ’a çevirin ve en muazzam şehir Kotor’a ayak basın. Bir kapıdan giriş yapacağınız bu körfez şehri, zamanında zincirle kıyılarını birbirine bağlayarak korunmuş ve Karadağ’ın kalmıştır. Her noktasından sanat fışkıran şehirde yapabileceğiniz çok fazla aktivite bulunuyor. Canlı müzik ve dans şovlarına gidebilirsiniz ve şarap tadım evlerine uğrayabilirsiniz. Önümüzdeki yıllarda oldukça fazla rağbet görecek olan Slovenya geliyor sırada. Bled Gölü’ne gidip, insan gücüyle çalışan gondollarla kiliseye varıp, çanı çalabilirsiniz. Bled’de kürek yarışlarını izleyebilir ve aynı zamanda romantizme doyabilirsiniz. Çoğu insana göre Avrupa’nın en sessiz ve güzel manzarası Bled Gölü’ndedir. Balayı rotanızda mutlaka bulunması gerekir.

dubrovnik

4- Fransa ve İspanya’nın Gizemli Rotası – Bordeaux & San Sebastian & Valencia

 

Bu balayı rotasında ilk hedefiniz Bordeaux! Şarap mı dersiniz, sanat mı dersiniz, romantizm mi dersiniz… Hepsinden fazlaca var Bordeaux’da. Fransa’nın güneybatısında yer almaktadır ve batı sahillerine bir saat uzaklıktadır. Hem şarap hem de tarihi bir liman şehri olan Bordeaux’nun aynı zamanda en kibar Fransızlara da ev sahipliği yaptığı söylenir. Daha sonra rüyayı biraz daha büyüleyici hale getirmek için San Sebastian’a doğru yola koyulmanız gerekiyor. Avrupa’nın çok uzun yıllardır sanat başkenti olan San Sebastian’ın masal gibi sahillerinde dinlenirken, sanata da doyacaksınız. Bask bölgesi İspanya’nın gizemli ve fazla yorulmamış bölgesidir. San Sebastian’da bisiklet kiralayabilirsiniz. Ne kadar yavaş pedal çevirirseniz çevirin, San Sebastian’a doyamayacaksınız. Daha sonra oldukça büyük sahillere sahip Valencia’ya uzanın. Sahillerindeki hem uygun fiyatlı hem de bitmek bilmeyen partileriyle balayınızın eğlence, deniz ve güneş ihtiyacını burada gidereceksiniz.

bordo

5- En Romantik, En Eğlenceli Avrupa – Paris & Barcelona & Amsterdam

Romantizm denildiği zaman akıllara ilk olarak ışıklar şehri Paris gelir. Harika mimarisi, ışıl ışıl sokakları ve susmak bilmeyen sokak müzisyenleriyle Paris ışıklar şehri olduğu kadar, aşıklar şehri olarak da bilinir. Romantizm, balayınızın başlangıcında Paris’te zirveye yükselecektir. Daha sonra eğlence için Amsterdam sahneye çıkmalı. Avrupa’nın en çılgın gece hayatına ev sahipliği yapan Amsterdam’da sabahlara kadar dans edebilirsiniz. İzleyebileceğiniz özel sokak gösterileri ve dinlenmeniz için de kanal turları sizi bekliyor. Daha sonra deniz ve sanatla buluşmak için Barcelona’ya ayak basmanız lazım. Barcelona Avrupa’nın en haylaz şehirlerindendir. Akşamları izleyeceğiniz Flamenko gösterileri romantizmden gözlerinizi dolduracak, lezzetli Akdeniz mutfağı ve paellalar da midenizi güldürecektir.

amsterdam

Etiketler:
0 shares

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.